Bir ülkenin sürdürülebilir kalkınması; o ülkenin halkının, kişisel ve toplumsal gelişmesine bağlıdır. İnsan yetiştirme yoluyla geliştirilen ve toplumsal davranışlarla da kullanım amacına uygun olan yeni değer yargıları, ekonomik kalkınmayı hızlandırmak bakımından son derece önemlidir. Kalkınma, sadece maddi gereksinimlerle ilgili olmayıp, insanların toplumsal koşullarının geliştirilmesi ile de ilgilidir. Buradan hareketle CTP-BG insan yetiştirme anlayışını, toplumsal dönüşümün sağlanmasında, demokratik ve özgürlükçü toplumların yaratılabilmesinde; sosyal sınıflar ve kültürler arasında adalet ve kaynaşmayı sağlamada bireylerin diğerlerinin, siyasal ve etnik kimliklerine, cinsiyetine, toplumsal sınıflarına ilişkin önyargılardan uzak ve birbirlerini “öteki”leştirmeyen bir bakış açısına göre şekillendirmektedir. Bu anlayış ışığında partimiz insan yetiştirme düzeninin odağına; demokratikleşme ve insan haklarını koymaktadır.
Toplumsal yapıda meydana gelen değişimler, bireylerin ilgi, yetenek ve tercihlerini de değiştirmektedir. Bu nedenle insan yetiştirme düzeninin bireylerin sahip oldukları potansiyellerini geliştirmelerine fırsat verme ve ülke kalkınmasında etkin rol oynayabilmesi için, CTP-BG insan yetiştirme düzenini eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, bilimsel düşünme, ilişkisel düşünme ve nihayetinde akıl yürütme ilkeleri üzerine kurgulanmasını desteklemektedir.
I. Eğitim ve İstihdam
CTP-BG, Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’ne de bilim ve teknoloji alanındaki değişimler ışığında yön verilmesi gerektiği üzerinde durmaktadır. Bilgi çağı, bilgi üretiminin ve bilgiyi doğru yerde, doğru zamanda kullanarak onu yayabilen birey ve kurumların iş ortamlarında etkinliğinin artmasını beraberinde getirmiştir. Bu yönüyle hem bireylerin hem de kurumların değişim ve dönüşüm olgularını içselleştirebilmesi bize göre önemlidir. Küreselleşmeyle birlikte sınırları aşan iş ortamlarına hazırlanabilme ve uyum sağlama becerisi yine bireylerin ve kurumların en önemli ihtiyacına dönüşmüştür. Bilgi çağının bir başka önemli özelliği ise istihdam olanaklarının kamuya ait kurum ve kuruluşlardan özel sektöre kaymış olduğu gerçeğidir. Üretimden tüketime kadar hayatın bütün safhalarına bilgisayarların girmiş olması da eğitim ve istihdamı ele alırken göz ardı edilmemesi gereken bir başka önemli olgudur.
Günümüz dünyasında, üretim süreçlerinde beyin gücü ön plana çıkmıştır. Partimiz, bu gelişme ışığında “emek en yüce değerdir” şiarından vazgeçmeden, emekle birlikte bunun yanına bilgi üretiminin önemini de ekleyerek, “emek en yüce değerken, bilgi de yükselen bir değerdir” anlayışı üzerinde durmaya başlamıştır. Buna göre emeğin yanı sıra bilgiyi de bir değer olarak ele almakta, üretim ortamlarında lokomotif güç olan emek ve bilginin sömürülmesine karşı çıkmaktayız.
Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nin günümüz koşullarına uygun bir yapıya kavuşmasıyla birlikte toplumumuzu oluşturan bireylerin bilgi üretme potansiyelinin artabileceğini ve bu sayede toplumsal var oluşun mümkün olabileceğini öngörmekteyiz.
Eğitimimize yön verecek bir diğer önemli konu ise küresel gelişmeler ışığında işgücünün yapısındaki değişimdir. Sanayi toplumunda iş bölümü ve uzmanlaşmaya dayandırılmış, her işçinin bir işten sorumlu olduğu iş ortamları söz konusu iken artık bilgi toplumunda artan düzeylerde aynı işçinin birden fazla işten sorumlu olabileceği iş ortamları oluşmaya başlamıştır. Ayrıca, aynı işlerde çalışanlara belirli kıstaslara göre ödenen eşit ücret anlayışı, kişisel beceri ve başarıya dayalı olarak belirlenen ücret anlayışı ile değişmektedir. “Eşit işe eşit ücret” ilkesini kurulduğu yıllardan itibaren ilkeli bir şekilde savunan partimiz, söz konusu ilkeyi hayata geçirmenin giderek zorlaştığı koşullarda da aynı kararlılıkla emeğin ve bilginin hak ettiği değeri göreceği koşullar için mücadelesini sürdürecektir. Bunu yaparken Kıbrıs’ın kuzeyinde muhafazakâr bir anlayışla eski işgücü yapısını sürdürme yaklaşımını değil Kıbrıslı Türk bireylerin yaşam boyu öğrenim bilinciyle kendilerini sürekli geliştirerek üretim mekanizmaları içerisinde etkin ve verimli olabilmelerini öngörmekteyiz. Tam da bu nedenle Partimiz eğitime büyük önem atfetmekte, insan kaynaklarımızın sürekli gelişimi için hem kamunun hem de özel sektörün eğitime artan düzeylerde bütçe ayırması gerektiği üzerinde durmaktayız.
Eğitim ve istihdamı ele alırken, Partimiz gelişen küresel ekonomi koşullarını göz önünde bulundurarak öncü sektörleri dikkate almak gerektiğinin bilincindedir. Bu açıdan, dünyada olduğu gibi Kıbrıs’ın kuzeyinde de sanayi değil hizmetler sektörü ön plana çıkmaktadır. Hiç kuşku yok ki bu gelişmeler vasıflı işçiliğin önemini daha da artırmaktadır. Bu durum kapitalizmin dayattığı biçimiyle bireysel kurtuluş kültürünü körüklerken, ilk başta örgütlenme motivasyonunu zayıflatıyor gibi görünse de uzun vadede kurumlarda eğitime ayrılan bütçelerin ve hizmet-içi eğitim olanaklarının artırılması, iş doyumunun sağlanması, iş ortamlarında artan düzeylerde gündeme gelen yanlış yönetim uygulamalarının düzeltilmesi, tükenmişlikle mücadele, kurum kültürü oluşturma ve benzeri konulara işçi ve kamu sendikalarının daha fazla eğilmesiyle birlikte örgütlü mücadelenin yeniden tanımlanabileceği aşikârdır. Bundan ötürü iş ortamlarında bireysel kurtuluş kültürünün alteatifi olarak partimizce savunulan kurtulmak yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz kültürünün gelişerek varlığını sürdüreceğine inancımız tamdır. İçinde bulunduğumuz geçiş döneminde kurum kültürüne önem veren çalışanların iş ortamlarında artan düzeylerde ötekileştirilmesi partimizi kaygılandıran yeni bir sorun olarak gündemimizdedir. Bu düşüncelerle toplumsal varoluş ve gelişme hedefi olan ülkemizde emek ve iş dünyasının işbirliği ve diyaloğunu içeren yaklaşımlar ilerletildikçe ve kurum kültürü yaygınlaştıkça özel sektörde sendikalaşmanın sorunsuz ve olanaklı hale getirilmesi partimiz tarafından savunulmaktadır.
Partimiz, Kıbrıs’ın kuzeyinde eğitim gören bireylerin okul öncesi eğitimden yüksek öğretime kadar tüm kademelerde sunulan eğitimin yukarıda belirtilen işgücü yapısındaki değişimler ışığında gözden geçirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Temel eğitimden başlayarak işgücüne katılacak bireylerin teknolojik gelişmelere ve bunların yol açtığı değişime uyum gösterebilme ve sürekli olarak kendini yenileyebilme yeteneği; bilgisayar okur-yazarlığı başta olmak üzere ileri teknolojilere aşinalık; sağlıklı yönlendirmelerle seçilecek meslek alanlarında derin bilgi sahibi olmanın yanında fen ve mühendislik alanlarına yönelenlerin sosyal bilimler, sosyal bilimler alanında istihdam edilecek olanların ise asgari düzeyde fen ve teknoloji bilgisine sahip olabilmesi partimizce önemsenmektedir. Anadil yanında en az bir yabancı dil bilme, grup halinde çalışabilme, disiplinler arası çalışma yapabilme, eleştirel düşünerek karmaşık problemleri çözebilme, sözlü ve yazılı iletişimlerle sunumlar yapabilme beceri ve yetenekleri ile donatılmış bireylerin Kıbrıs’ta ve tüm dünyada işgücüne katılımının mümkün olabileceğinden hareketle, Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nin yeniden yapılandırılması gerektiğine inanmaktayız. Bu kapsamda partimiz yeni iş ortamlarına aktif katılımda özel bir yeri olan mesleki ve teknik eğitim konusuna da büyük önem vermektedir.
Partimiz, sadece Kıbrıs’ın kuzeyine yönelik değil pek çok ülkeden gelen öğrencilere hizmet sunan üniversitelerimizin yeni işgücü yapısı ışığında artan düzeylerde gelişimini de gözetmektedir. Üniversitelerimiz, bilim ve teknolojiye uyum sağlayacak insan yetiştirme misyonu ile geleceğin insanını yetiştiren uluslar arası değere sahip güzide kurumlarımızdır. Üniversitelerimizin evrensel bilime katkı yapabilmesini, Araştırma-Geliştirme (AR-GE) faaliyetlerinin artan düzeylerde devlet tarafından desteklenmesini ve özel sektörümüzün de gelişerek AR-GE harcamalarına yönelmesini önemsemekteyiz. Üniversitelerimizin küresel düzeyde yaşanan değişim ve dönüşümlere paralel olarak geleceğin insanını yetiştirirken aşırı bilgi yükleme yerine konusunda derinlik kadar genişlik de kazanabilmiş, değişen teknolojilere uyum sağlama yeteneği olan, ufku geniş ve dil bilen gençler yetiştirebilmesi, bölgemizdeki üniversiteler arasında gelişen rekabet koşullarına uyum açısından da büyük önem taşımaktadır.
CTP-BG, en genelde, Kıbrıs’ın özel koşullarında eğitim sistemimizin gelecek nesillere federal bilinci aşılayabilmesi üzerinde de durmaktadır. Barış kültürü eğitim sistemimizin odağında yer almalı, demokratik değerleri savunup geliştirebilecek Kıbrıslı Türk bireyler sayesinde ülkemizde Kıbrıs Rum toplumuyla bir arada yaşama becerisini kalıcılaştırmalıyız. Bunu yaparken, Kıbrıs Türk toplumunun ilerici partisi olarak uluslararası alandaki acımasız rekabet koşulları göz önünde bulundurulduğunda dışımızdaki dünyanın bizden daha hızlı gelişeceği koşullarda sonumuzun yakın olabileceğinden hareketle eğitimin sürekli gelişimi gözeten bir bilinçle yönetilmesi gerektiğine inanmaktayız. Aynı hassasiyetle istihdamın artan önemi ışığında işgücünde aranılan yeni özelliklere uygun bireyler yetiştirilmesi de CTP-BG’nin öncelikleri arasında yer almaktadır.